YAŞAM TADINDA HİKAYELER

Sevgi Hikayeleri

Dostluk Hikayeleri

Türkü Hikayeleri

Ders verici Hikayeler

Tarihi Hikayeler

Sizden Gelen Hikayeler

başarı hikayeleri

Ödüllü Hikayeler

AKIL ve ZEKA SORULARI (TIKLAYIN LÜTFEN)

Gerçek Yaşam Hikayeler

Aşk Hikayeleri

Dini Hikayeler

İbretlik Hikayeler

Kahramanlık Öyküleri

Duygusal Hikayeler

Atatürk ve Anılar

Çocuklar İçin Sesli Masallar

Büyükler İçin Seslendirilmiş Hikayeler

18 Ağustos 2017 Cuma

Buradan Su İçmek Müslümana Yasak



Vaktiyle Bursa’ da bir Müslüman, bugünkü adı Arap Şükrü olan muhitte çeşme yaptırmış ve başına bir kitabe eklemiş:“Her kula helâl, Müslüman’a haram!”
Bursa başkent, tabii Osmanlı karışmış, bu nasıl fitnedir diye…
*Gitmişler kadıya şikâyete, adam yakalanıp yaka-paça huzura getirilmiş. “Bu nasıl fitnedir, dini İslâm, ahalisi Müslüman olan koca devlette sen kalk, hayrattır, sebildir diye çeşme yap, ama suyunu Müslüman’a yasakla! Olacak iş midir, nedir sebebi, aklını mı yitirdin?” diye çıkışmışlar adama. Adam:
- “Müsaade buyurun, sebebi vardır, lâkin ispat ister, delil şarttır…” dedikçe kadı kızmış:
- “Ne delili, ne ispatı? Sen fitne çıkardın, Müslüman ahalinin huzurunu kaçırdın, katlin vaciptir!” demiş. Demiş ama bir yandan da merak edermiş:




- “Nedir gerekçen?” diye sormuş. Adam:
- “Bir tek Sultan’a derim…” diye cevap verince, ortalık yine karışmış. Söz Sultan’a gitmiş, adam yaka paça saraya götürülmüş. Padişah da sinirlenmiş ama diğer yandan o da meraklanırmış:
- “De bakalım ne diyeceksen. Bu nasıl iştir ki, hem çeşmeyi yaparsın, hem de her kula helâl, Müslüman’a haram yazarsın?” Adam, başı önünde konuşur:
- “Delilim vardır, lâkin ispat ister.”
- “Ya dediğin gibi sağlam değilse delilin?”
- “O zaman boynum, hükme kıldan incedir Sultanım…”
- “Eeee!”
- “Sultanım, herhangi bir havradan (sinagog) rasgele bir hahamı izahsız yaka-paça tutuklayın, bir hafta tutun. Bakın neler olacak…” Dediği yapılmış adamın. Bütün azınlıklar bir olmuş, başlarında Museviler, “Ne oluyor, bu ne zulüm? Bizim din adamımıza biz kefiliz, ne gerekirse söyleyin yapalım, o masumdur, gerekirse kefalet ödeyelim…” Çevre ülkelerden bile elçiler gelmiş, elçiler mektup üstüne mektup getirmiş. Bir hafta dolunca, adam:
- “Sultanım, artık bırakmak zamanıdır” demiş. Haham bırakılmış, azınlıklar mutlu, bu sefer Sultan’a teşekkürler, hediyeler.




- “Aynı işi herhangi bir kiliseden herhangi bir papaz için yaptırınız Sultanım” demiş. Aynı şekilde bir papaz derdest edilip yaka-paça alınmış Pazar ayininden ve aynı tepkiler artarak devam etmiş. Haftası dolunca da serbest bırakılmış. Mutluluk ve sevinç gösterileri daha bir fazlalaşmış, teşekkürler, şükranlar… Din adamlarına kavuşmanın mutluluğuyla daha bir sarılmışlar birbirlerine… Sultan:
- “Bitti mi?” demiş adama.
- “Sultanım son bir iş kaldı, sonra hüküm zamanıdır izninizle” demiş.
- “Şimdi nedir isteğin?”
- “Efendim, payitahtımız Bursa’nın en sevilen, âlimini alınız minberinden…” Adamın dediğini yapmışlar, Ulucami imamını Cuma hutbesinin ortasında almışlar, yaka-paça götürmüşler.




Bir Allah’ın kulu çıkıp da, “ne oluyor, siz ne yapıyorsunuz? Hiç olmazsa vaazı bitene kadar bekleseydiniz”, gibi tek bir kelâm etmemiş, imamın peşinden giden, arayan-soran olmamış… Geçmiş bir hafta, “Nerde imam” diye gelen-giden yok! Halk hâlinden memnun, başlamış bir dedikodu, o geçen hafta tutuklanan koca âlim için:
- “Biz de onu adam bilmiş, hoca bellemiştik…”
- “Kim bilir ne suç etti de tevkif edildi!”
- “Vah vah! Acırım arkasında kıldığım namazlara…”
- “Sorma, sorma…”
Padişah, kadı ve adam izliyorlarmış olup-bitenleri. Sonunda Padişah çeşmeyi yaptırana sormuş:
- “Eee, ne olacak şimdi? Adam:
- “Bırakma zamanıdır. Bir de özür dileyip helâllik almak lâzımdır hocadan.” “Haklısın” demiş padişah, denilenin yapılması için emir buyurmuş ve adama dönmüş. Adam başı önünde konuşmuş:
- “Ey büyük Sultanım, siz irade buyurunuz lütfen, böyle Müslümanlara su helâl edilir mi?”
Sultan acı acı tebessüm etmiş:

- “Hava bile haram, hava bile!” demiş.

VATANINA, BAYRAĞINA, MİLLETİNE, DEVLETİNE SAHİP ÇIKMAYANA Herşey haram....




Yaşam Tadında Hikayeler

Severek Beğenerek Okuduğunuz hikayelere Android uygulamımızı indirerek cep teleofnlarınızdan ve Tabletleriniz ile de Rahatlıkla Ulaşa Bileceksiniz,Yorum ve beğenilerinizi bekliyoruz...

ŞÜKÜR



ŞÜKÜR..!

Adam akşam iş çıkışı eve gitmek üzere yola çıktı.
İşyeri ile dolmuş duraklarının arası çokta uzak sayılmazdı.
Paltosunun cebinden bir sigara çıkardı yaktı.
Derin bir nefes çekti ve yürümeye başladı.
Akşam trafiği heryer karışık, sıkışıktı.Kısa bir zaman sonra dolmuş duraklarına vardı.




Köşede seyyar bir balıkçı bağırıyordu .Hadi istavrit 500, istavrit 500. Adam düşündü akşama balık yemek iyi olurdu
Hem kızıda eşide çok severdi balığı.Kendide bayılırdı doğrusu evde o sıcacık neşeli ortamda balık ziyafetine.
Kardeş ver bakalım dedi 1 kilo istavrit.Balıkçı beyim dedi;
1,5 olmazmı? Adam gülümsedi belki param yok dedi.
Balıkçı bunun üzerine canın sağolsun beyim dedi canın sağolsun .Balıkçı balıkları tartarken tezgaha adamın yanına yaşlı bir teyze geldi. Üzeri başı halini anlatırcasına eski , püsküydü.Evlat dedi banada balık alırmısın?
Tabi dedi teyzeciğim adama seslendi balıklar 3 kilo oldu bir bana 2 teyzeye tart bakalım.
Balıkçı balıkları poşetlere koyarken teyze dedi adam ekmeğin var mı senin? Yaşlı kadın sessiz kaldı önce sözler çıkmadı ağzından sanki bir an takıldı... Yok evladım dedi zorda olsa.
Adam dur dedi teyze az bekle.
Koştu adam bir çırpıda o yoğun trafiğin içinden sıyrıldı markete girdi 4 tane ekmek aldı.
Aynı hızla geri döndü ekmekleride balıkları almış olan yaşlı teyzeye verdi. Sordu sonra teyzeciğim başka bir ihtiyacın varmı? Kadın elini yırtılmaya yüz tutmuş kimbilir kaç yıllık olan pardesösünün cebine attı adamın gözlerine baktı, utanıyordu, eziliyordu ve elinde olmadan bunu belli ediyordu.
Adam gülümsedi o ne teyzeciğim bir bakayım dedi.
Kadın cebinden bir ilaç şişesi çıkardı evladım dedi birde şu gözdamlam var dedi alamıyorum 2 ay oldu.




Ver dedi adam teyzecim sen az daha dur bakalım burada.
Tüm bunlar gerçekleşirken balıkçı şaşkin gözlerle olan biteni izliyordu ve duygulanıyor bir garip oluyordu.
Tezgahında her zaman ilişik duran tabureyi aldı otur dedi teyze o aslan parçası gelene kadar, kadın sağol evladım dedi oturdu.Eczaneye girdi adam bu ilaçtan var mı dedi...
Eczacı evet efendim dedi raftan aynı şişeden bir ilaç aldı verdi.
Bu defa acele etmedi adam çünkü karşı kaldırımdaki teyzenin balıkçının taburesinde oturduğunu görmüş rahatlamıştı.
İçinden ah be dedi ah yurdum insanı.
Verdi ilacı teyzeye bu defa sormadı ne var başka eksiğin diye elini cebine attı ne kadar parası varsa verdi yaşlı kadına öptü elini bindirdi bir dolmuşa evine uğurladı .Kadın dua ediyordu adama ALLAH Razı olsun evladım diye ve ağlıyordu yanağından akan yaşlar o eski pardüsenin omuzlarına düşüyordu ama mutluydu.
Adam tam dolmuşa yönelecekken durdu ve balıkçıyla gözgöze geldiler. Bu olaylar olurken balıkların parasını vermeyi unuttmuş dahası tüm parasını yaşlı kadına vermişti.
Balıkçı gülümsedi hadi abi uğurlar olsun.
Konuşmaya gerek yoktu durum meydandaydı, konuşmadan anlaştılar.




İyi akşamlar diledi adam dolmuşa yönelirken güleç bir yüzle ,bir kaç adım daha attı yine durdu.
Cebinde ne dolmuşa binecek ne eve ekmek alacak parası vardı.Düşündü şükretti haline zaten şunun şurası evide en fazla yaya olarak 30 dk tutardı.Hafiften bir yağmur çiselemeye başlamıştı. Sakin adımları hızlandı , hızlandı, hızlandı.Köşedeki telefon kulübesinin önünde durdu .Cüzdanından pek fazla kontörü kalmamış telefon kartını çıkardı , çevirdi tuşları kızı çıktı karşısına hadi babacığım neredesin diyordu meraklı meraklı.
Adam yavrum dedi geliyorum annene söyle bu akşam balık yiyeceğiz.Kız olur babacığım dedi hadi çabuk gel.
Adam tekrar eve yöneldi yağmurda artmıştı.
Sıkı sıkı tuttu balık poşetini ,bir eliyle rüzgarda Uçuşan paltosunun yakasını kavradı yürüdü ,yürüdü.
Durdu yine kafasını göğe kaldırdı ALLAH'ım dedi sana şükürler olsun.
Ne olur Bana bu gücü hep ver diye dua ederken, duygulandı , mahsunlaştı, yanağından akan yaşlar caddelerde akıp giden yağmura karıştı.

SELAM VE DUA İLE..!





Yaşam Tadında Hikayeler

Severek Beğenerek Okuduğunuz hikayelere Android uygulamımızı indirerek cep teleofnlarınızdan ve Tabletleriniz ile de Rahatlıkla Ulaşa Bileceksiniz,Yorum ve beğenilerinizi bekliyoruz...

SABAH NAMAZI CENNETE GİREN HANIM



Bir süre önce evlenen genç kadın, her sabah eşini sabah namazına uyandırır, eşi de camiye cemaate giderdi.
Bir gün eşi tarafından uyandırıldığı halde biraz geç kalan adam, camiye ancak ikinci safa yetişir.
Namaz'dan sonra imam yanına gelerek;
- Falan kadının kocası mısın ? der.
Adam;
- Evet ama eşimin ismini nerden biliyorsun ?
diye imama sorar.




İmam;
- Bugün rüyamda birinci safta namaz kılan bütün cemaatin cennette girdiğini, beraberimizde de bir kadın olduğunu gördüm. Bu kim diye sorduğumda, eşin olduğunu söylediler.
Adam bu müjdeyi eşine vermek için hızlıca eve geldiğinde, eşinin secde halinde ruhunu Rabbin'e teslim ettiğini görür...


Sabah namazına kalkmayan kişi, biraz rahatlık elde ettiğini sanır...
Bu miskin bilmez ki, esas rahat; Rabbin huzurunda bir kaç dakika kalmakta olan kalplerle elde edilir...

Eğer namazı hesaba katmadan, dilediğinde yatıp, dilediğinde kalkıyorsan, bilesin ki hüzün ve ızdırap dairesinden çıkamazsın...

Vallahi namaz; dünya ve ahirette rahat ve hayırdır...




Vallahi, sana Allah'tan daha düşkün ve merhametli kimseyi bulamazsın..! Vallahi, secde eden kişi Allah(cc) tarafından nasıl bir rahmetle kuşatıldığını bilseydi, başını secdeden kaldırmazdı...! Sabah cemaatinin müdavimleri; yüzleri beyaz, alınları nurlu ve vakitleri bereketli olur.
Eğer onlardan isen Allah'a hamd et, onlardan değilsen, Allah'a dua et ki onlardan olasın...!

Ne güzeldir Sabah Namazı:
İki rekat sünneti; dünya ve içindekilerden daha hayırlı. (Hadis)
Farzı, seni Allah'ın zimmetine (garantisine) alır. (Hadis)
Kıraati, şahitlik yapar. (Ayet)

Dostum; kişi nasıl yaşarsa öyle ölür, nasıl ölürse öyle haşrolur...




Yaşam Tadında Hikayeler

Severek Beğenerek Okuduğunuz hikayelere Android uygulamımızı indirerek cep teleofnlarınızdan ve Tabletleriniz ile de Rahatlıkla Ulaşa Bileceksiniz,Yorum ve beğenilerinizi bekliyoruz...

Ayşe Dudunun çocukları




Yazan: Şaban Dirin

Kırsal bir kasabanın yakınların da çiftliği olan Hasan bey ve Ayşe Hatunun aşkları dillere destandı. İki eşin arasındaki bağ öyle kuvvetliydi ki birbirlerini incitmekten korkarlardı.
Bu çifttin tek mutsuzlukları çocuklarının olmamasıydı.Hasan bey kısırdı.
İkisi de bu eksikliği tamamlamak için birbirlerinden habersiz Allah'tan bir dilekleri vardı. Ama ikisi de birbirlerini incitmek istemedikleri için kendilerine açamıyorlardı.Aradan yıllar geçiyordu ki Hasan bey eşinin namaz kıldığı bir esnada gözlerindeki yaşları görür acaba ben eşimi mutsuz mu ediyorum diye içlenir ve yavaşça eşinin yanına oturur namazın bitmesini bekler. Ayşe hatun namazını bitirip selamını verdiği esnada eşinin yanında oturduğunu fark eder elleriyle yüzünü sıvazlayıp göz yaşlarını siler.
Hasan bey benim cennetim niye ağlar diye sorar. Ayşe hatunun yüreğindeki ateş öyle bir sarmıştır ki söyleyemem bey der.




Hasan bey ısrar edince Ayşe hatun çocuk bey çocuk der.
Hasan beyin başı öne düşer anladım hanım buna hakkın var anne olmak seninde hakkın istediğin zaman boşanırız
Ayşe hatun ne boşanması bey düşündümki madem bizim çocuğumuz olmuyor bari evlat edinelim hasretimizi giderelim bunun için Allahıma dua ediyorum seni üzmekten korktuğum içinde sana söylüyemedim ama içim yanıyor bey...
Hasan bey de göz yaşlarını tutamaz bende yıllardır bunun acısını çekiyorum ama sana söyleyemedim kendi ayıbını başkasının çocuğuylamı kapatacaksın dersin seni çok üzerim diye söyleyemedim
Ayşe hatun o nasil söz bey tövbe de Allahın gücüne gider demek sende benim gibi yanıyordun der.
Ertesi gün ikiside mutluluk içinde şehre inerler yurttaki çocuklara biraz alışveris yaparlar mutluluktan ayakları yere basmayan çift yurda gelirler yurt müdürü çocukların oyun odasına getirir çiftti şaşkın bakışlar arasında birer çocuk beyenirler.
Müdür, yanlız bir sorun var onlar kardeş ayıramazsınız der. Hasan bey ikisinide evlatlık edinelimmi ne dersin hatun...
Ayşe hatunun başı öne düşer alalım bey de birde kızımız olsaydı
Hasan bey, ha iki ha üç kızımızıda sen seç diye sarılır eşine Ayse hanım çok mutlu olur
Üç çocukla çiftliye dönerler akşamada isimlerini koyarlar çocuklara erkeklerin büyüğune hasan küçuğüne hüseyin adını verir Hasan bey
Hasan bey pekı kızımıza ne ad düşündün varmı aklında bir isim
Ayşe hatun, izin verirsen bey Ayşe dudu koymak istiyorum kızıma sarıldıkca annemin hasretini gideririm
Ertesi gün Hasan bey çocukların nüfuslarını halleder
Artık günler ayları aylar yılları kovalıyordu çocuklar büyümüş birer yetişkin olmuşlar dört elle işlerin sorumluluğunu ele almışlardı.
Bir akşam hasan bey eşini yanına çağırır malum biz elden ayaktan kesildik düşündümki çocukların üzerine düşen paylarını vereyim ne dersin
Ayşe hatun Allah gecinden versin beyde yinede sen bilirsin peki çocuklara söylüyecekmisin...
Hasan bey, hayır söyleyipte çocuklari kibirlendirmek istemiyorum vasiyetle halledeyim bir avukata danışır hallederim
Bir süre sonra Hasan bey amansız ölür Ayşe hatunda kısa bir süre eşınin acısına dayanamayıp gözlerini yumar
Hayat devam ediyordu hasanla hüseyin evlenmiş çoluk çocuğa kavuşmuştu kız kardeşlerininde yaşı gelmişti evlilik için gelen aileye gönül rızasiyla verirler kardeşleri çiftlikte ayrılır abileri öyle bir dalarlarki işlere kız kardeşlerini unuturlar abilerinin bu ilgisizliklerine yüreği dayanamaz ve ölür
Bir yıl sonra tarlayi hazırlayip ekerler yine bol bereketli bir ürün olmuştuki hasat öncesi bir gece yarısı tarlada yangın çıkar bu yangın öyle boyle bir yangın değildi çünkü sadece tarlanın ortası yanmış kül olmustu her kes çok şaşırmıstı bir yil sonra yeniden ektiler ve yine sadece tarlanın ortasıyanıp kül olmustu
Hüseyin abisine bu ne iştir kimsenin malına göz dikmedik haramda yemedik anlamıyorum neden tarlanın ortasıda tamamı değil?
Hasanın yüreğine bir köz düşer yerinden kalkıp banasının vasiyetini getirir
Vasiyette şöyle yazıyordu :
Oğullarım, özellikle size yazıyorum bu vasiyeti, biz annenizle çok büyük bir aşk yaşadık çok mutlu olduk fakat benim bir eksikliğim annenizi çocuk sevgisinden çok uzun yıllar mahrum etti
Anneniz bendeki eksikliye rağmen beni terk etmedi sizler hayatımıza girdiğinizde hayatımız bam baska oldu. Malum hayatta bir yere kadar istedimki hayattayken haklarınizı pay edeyim tarlanın kuzeyi 200 dönümü hasana, güneyinden 200 dönüm hüseyine ortada kalan 100 dönümüde kardeşiniz ayşe duduya veriyorum. Araya çit koyar paylaşırsınız kardeşinizi ortaya koymamın sebebi eğerki işlere dalarda birinizin gözünden kaçarsa diyeriniz göz kulak olup kollarsınız diye düşündüm çünkü o bize Peygamber efendimizin emanetidir bende size emanet ediyorum. Eğerki kız kardeşiniz evlenir çiflikten ayrılırsa rahat etmesi için bir kese altın ayırdım kimseye muhtaç olmasın verirsiniz ve sakın kardeşinizi unutmayın Babanız Hasan




Hasan, ben böyle olmasını istemedim çit yapıp kardeşlerimden ayrılmak istemedim o yuzden vasiyetin geri kalanıni okumadım
Fakat yanlış yaptım Ayşeye haksızlik yaptım koruyamadım hakkını yedim
Hüseyin, senin farklı düşüneceğini sanmıyorum keske sonuna kadar okusaydın dünya haline düştük kardeşimizi unuttuk bende de hata var
Bir anda dışarıdan sesler yükselir dışarıya çıkan kardeşler şaşa kalır kısa zaman da her yer kül olur tarlayı kapkara bir hal alır
Bir süre sonra yıllardır ayırmadığı bütçeyi ikiye ayırıp masaya getirir bir düşüncesi vardı ve onu yerine getirmek zorunda olduğunu düşünüyordu
Hüseyin şaşkın bir tavırla hayırdır abi beni korkutuyorsun...
Hasan, ben bir hata yaptım duzeltmen gerek tarlayı çitlerle ayırıp her kesin payını ayıracam tarlada adam olmaz artık senin bütcenide vereceyim en azından senin hayatınıda mahfetmiyeyim
Hüseyin uzgün bir şekilde peki düşünceni bana söylemiyecekmisin...
Tarlayı ayırdıktan sonra kendime düşen paydan kız kardeşime 50 dönüm yer ayıracam kardeşime ait olan yere yuva yaptırayım istiyorum Eğerki Allah beni affeder de yeniden toprağa can verirse ayşeye ayırdığım 50 dönümü ekip bütceyi yuvaya ayırayım istiyorum kötu bir düşüncem yoktu sende beni affet kardeşim...




Hüseyin, bu keseyi alıp gidersem bir daha beni göremezsin ve seni asla affetmem
Hasan, peki ne yapayım akil ver bana...
Hüseyin, şimdi karar ver oncelikle çit olayını ortadan kaldır ve bütçeyi birleştir
Ikincisi benim payımdan da 50 dönüm alıp kardeşime ekliyeceksin ve kardeşime ait olan bölüme kuracağın yuvaya el ele verip beraber yapacağız Allahın izniyle...
Hasanla Hüseyin işe koyulurlar yuvayı tamamlamalari bir yılı bulur. Sonrada köy kasaba dolaşır yuvaya bir çok çocuk yerleştirirler
Aradan bir yıl geçer bir sabah, sabah namazı sonrası sayada kahvaltı yaparlarken güneşin doğuşuyla Hasan bir an hıckırıklara boğulur bir an yerinden kalkıp tarlaları gösterip benim gördüğümu sizde görüyormusunuz...
Her kes şaşkınlıklarını gizleyemiyordu
Çünkü bir yıl once yanip kül olan kapkara toprağa can gelmis hatta yaban otları bitmeya başlamışti
Her kes çok mutluydu çünkü ayşe dudu artık o topraklarda yaşıyordu
Hasan ile Hüseyin el ele verip çalışmaya koyuldular ve yine çok verimli bir hasad elde ettiler artık bütçede iki kişilik değil üç kişilik olarak tek kesede toplanıyordu
Çünkü üçüncü bütçenin de sahipleri vardı
Ayşe Dudunun çocukları.




Yaşam Tadında Hikayeler

Severek Beğenerek Okuduğunuz hikayelere Android uygulamımızı indirerek cep teleofnlarınızdan ve Tabletleriniz ile de Rahatlıkla Ulaşa Bileceksiniz,Yorum ve beğenilerinizi bekliyoruz...

16 Haziran 2017 Cuma

Allah'a Küsmek

Sizler için Hazırlanmış Seslendirilmiş Hikayeler Yaşam Tadında Duygusal.romantik Aşk Hikayeleri,Kahramanlık ve Başarı Öyküleri,Dini Hikaye ve Kıssalar Ve daha yüzlerce Konuda Farklı Hikaye ve Öyküler









Yaşam Tadında Hikayeler

Severek Beğenerek Okuduğunuz hikayelere Android uygulamımızı indirerek cep teleofnlarınızdan ve Tabletleriniz ile de Rahatlıkla Ulaşa Bileceksiniz,Yorum ve beğenilerinizi bekliyoruz...

4 Haziran 2017 Pazar

Küçük Hafız ( Seslendirilmiş İbretlik Hikayeler )

Seslendirilmiş İbretlik Hikayeler

Sizler için Hazırlanmış Seslendirilmiş Hikayeler Yaşam Tadında Duygusal.romantik Aşk Hikayeleri,Kahramanlık ve Başarı Öyküleri,Dini Hikaye ve Kıssalar Ve daha yüzlerce Konuda Farklı Hikaye ve Öyküler









Yaşam Tadında Hikayeler

Severek Beğenerek Okuduğunuz hikayelere Android uygulamımızı indirerek cep teleofnlarınızdan ve Tabletleriniz ile de Rahatlıkla Ulaşa Bileceksiniz,Yorum ve beğenilerinizi bekliyoruz...

Copyright © 2013 YAŞAM TADINDA HİKAYELER
GİZLİLİK BİLDİRİMİ
iLETİŞİM
Shared by Dost Mutfak Yemek Tarifleri Ortak KuruluşlarıdırPowered byBlogger