YAŞAM TADINDA HİKAYELER

Sevgi Hikayeleri

Dostluk Hikayeleri

Türkü Hikayeleri

Ders verici Hikayeler

Tarihi Hikayeler

Sizden Gelen Hikayeler

başarı hikayeleri

Ödüllü Hikayeler

AKIL ve ZEKA SORULARI (TIKLATIN LÜTFEN)

Gerçek Yaşam Hikayeler

Aşk Hikayeleri

Dini Hikayeler

İbretlik Hikayeler

Kahramanlık Öyküleri

Duygusal Hikayeler

Atatürk ve Anılar

Çocuklar İçin Sesli Masallar

Büyükler İçin Seslendirilmiş Hikayeler

4 Mart 2017 Cumartesi

BİR GÜL MASALI

ibretlik hikaye

Doğru zamanda ve doğru seçim yapmak

Evvel zaman içinde, kalbur saman içinde bir kasabada yaşayan dünyalar güzeli bir kız varmış.
Bu kız öyle güzelmiş ki çok uzak şehirlerden ve ülkelerden çok zengin, çok yakışıklı,
asil pek çok delikanlı onu görmeye gelirmiş. Kendisiyle evlenmek isteyen nice prensi, 
nice şövalyeyi reddeden güzel kız kimseleri beğenmezmiş.
Bu arada aynı kasabada yaşayan ve bu kıza aşık olan bir delikanlı da bu kızı istemiş. Ama kız onu da reddetmiş.
Aradan uzun yıllar geçmiş. Bizim delikanlı kasabadan ayrılmış. Kendine başka bir hayat kurmuş ve evlenmiş, çoluk çocuğa karışmış.

Bir gün yolu bir zamanlar yaşadığı güzel, küçük kasabaya düşmüş. 
Orada tanıdık birine rastladığında aklına bir zamanlar orada yaşayan dünyalar güzeli kız gelmiş ve ona ne olduğunu sormuş. 




Yaşlı adam önünde gül bahçesi olan bir evi göstererek kızın evlendiğini söylemiş.
Delikanlı bir zamanlar herkesi reddetmiş olan kızın kocasını çok merak etmiş. 
Bir gün gizlenip kocasını evden çıkarken görmüş. 
Kızın kocası şişman, kel ve çirkin mi çirkin bir adammış. Üstelik zengin bile değilmiş.
Çok merak eden adam kocası gittikten sonra evin kapısını çalmış. Kadın kapıyı açınca kendini tanıtmış ve neden böyle bir adamla evlenmiş olduğunu sormuş. 
Kadın da ona,arkasındaki gül bahçesinden en güzel gülü koparıp getirirse,
cevabı vereceğini, bu arada tek şartının bahçede ilerlerken,geriye dönmemesi olduğunu söylemiş.
Adam da bunun üzerine yüzlerce gülün olduğu bahçede ilerlemeye başlamış. 
Birden çok güzel sarı bir gül görmüş. Tam ona doğru eğilirken biraz ilerde kocaman pembe bir gül




gözüne çarpmış. Tam ona uzanırken daha ilerde muhteşem güzellikte kırmızı bir gül goncası görmüş. Tam onu koparırken ilerde... 
Derken bir de bakmış ki bahçenin sonuna gelmiş ve mecburen oradaki sonuncu gülü koparıp kıza götürmüş.Bahçenin en güzel gülünü beklerken kız bir de ne görsün yaprakları solmuş cılız bir gül.

Gülmüş adama..
ʺBak gördün müʺ demiş, ʺHer zaman daha iyisini bulmak isterken ömür geçer ve sen sonunda en kötüsüne bile razı olmak zorunda kalırsın.
Bu yüzden gençlik gitmeden doğru seçimler yapmayı öğrenmek gerekir.ʺ





Yaşam Tadında Hikayeler

Severek Beğenerek Okuduğunuz hikayelere Android uygulamımızı indirerek cep teleofnlarınızdan ve Tabletleriniz ile de Rahatlıkla Ulaşa Bileceksiniz,Yorum ve beğenilerinizi bekliyoruz...

1 Mart 2017 Çarşamba

Zor Bir Matematik Sorusu


Altta bulunan sorumuzun Cevabın bizlere yorum atarak verebilirsiniz .Daha fazla sorulariçin Facebook Zeka oyunları / @Zeka sporu sayfamızı beğene bilirsiniz

2 + 3 = 8

3 + 7 = 27

4 + 5 = 32

5 + 8 = 60

6 + 7 = 72





Yaşam Tadında Hikayeler

Severek Beğenerek Okuduğunuz hikayelere Android uygulamımızı indirerek cep teleofnlarınızdan ve Tabletleriniz ile de Rahatlıkla Ulaşa Bileceksiniz,Yorum ve beğenilerinizi bekliyoruz...

21 Şubat 2017 Salı

Evli Çiftin Evinde Cinayet

zeka oyunları

Sizler için Birbirinden Güzel ,düşündürücü  ve eğlendirici sorular hazırladık Haydi Başlayalım Öyleyse ,

Aşşağıda ki Videoyu izleyerek Katilin Kim Olduğunu Bula bilirmisiniz ? Yorumlarınızı bekliyoruz...

Değerli arkadaşlar Facebook sayfamız olan Akıl ve Zeka Oyunları Sayfamızdan Bizleri Takip edebilirsiniz .

Cevabı Alta link de verilecektir . Ama önce biraz kafa yoralım deyilmi ?











Yaşam Tadında Hikayeler

Severek Beğenerek Okuduğunuz hikayelere Android uygulamımızı indirerek cep teleofnlarınızdan ve Tabletleriniz ile de Rahatlıkla Ulaşa Bileceksiniz,Yorum ve beğenilerinizi bekliyoruz...

17 Şubat 2017 Cuma

BAŞARININ SIRRI ( Zengin İhtiyar)

İBRETLİK HİKAYE


Adamın biri tek başına parkta oturuyor, başı ellerinin arasında kara kara düşünüyordu. İşleri bozulmuş, iflasın eşiğinde bir işadamıydı kendisi. Ne yaparsa yapsın bir türlü durumu düzeltemiyordu. Bir taraftan kredi verenler onu sıkıştırırken, diğer taraftan da bir sürü insan ödeme bekliyordu. Çok bunalmıştı ve hiçbir çıkış yolu bulamıyordu. Zaten parka da can sıkıntısını biraz hafifletmek için gelmişti.

O sırada önünde yaşlı bir adam durdu: “Çok üzgün görünüyorsun. Seni rahatsız eden bir şey olduğu belli... Benimle paylaşmak ister misin?” diye sordu yaşlı adam. İşadamının yakınmalarını dinledikten sonra da, “Sana yardım edebilirim.” dedi. Çek defterini çıkardı. İşadamının adını sordu ve ona bir çek yazdı. Çeki ona verirken de şöyle dedi: “Bu para senin. Bir yıl sonra seninle burada buluştuğumuzda bana olan borcunu ödersin. Hadi al!” dedi. Ve yaşlı adam geldiği gibi hızla gözden kayboldu.





Adam elinde çek öylece kalakaldı. Neden sonra elindeki çeke bakmayı akıl edebildi. Bir an gözlerine inanamadı. Çekte yüz bin dolar yazıyordu ve imza ise ülkenin önde gelen zenginlerinden birine aitti. “Tüm borçlarımı hemen ödeyebilirim” diye düşündü ilkin. Ardından bir yıl sonra borcunu geri ödeyeceğini düşünerek çeki bozdurmaktan vazgeçti. Bu değerli çeki kasasına koydu.

Onun kasasında olduğunu bilmenin güveniyle yepyeni bir iyimserlikle işine tekrar dört elle sarıldı. Küçük büyük demeden tüm işleri değerlendirmeyebaşladı. Ödeme planlarını yeniden yapılandırdı. İyi yapılan işler yeni işleri doğurdu. Birkaç ay sonra tekrar işlerini yoluna koyabilmişti.

İlerleyen zamanda ise borçlarından tümüyle kurtulmuştu; hatta para kazanmaya başlamıştı. Tüm bir yıl boyunca çalıştı durdu. Tam bir yıl sonra, elinde bozulmamış çek ile parka gitti. Kararlaştırılmış saatin gelmesini bekledi. Tam zamanında yaşlı adamın hızla ona doğru geldiğini gördü. Tam ona çekini geri verip başarı öyküsünü paylaşacakken bir hemşire koşarak geldi ve adamı yakaladı. Hemşire “Onu bulduğuma çok sevindim, umarım sizi rahatsız etmemiştir!” dedi. “Çünkü bu bey sürekli olarak huzur evinden kaçıp, bu parka geliyor. Herkese kendisinin çok zengin biri olduğunu söylüyor.” diye ekledi. Hemşire adamın koluna girip onunla birlikte uzaklaştı.

İşadamı şaşkın bir şekilde öylece donup kaldı. Bütün bir yıl boyunca arkasında yüz bin dolar olduğuna inanarak işler almış, yapmış ve satmıştı. Birden, hayatının akışını değiştiren şeyin para olmadığını fark etti. Hayatını değiştiren şey yeniden kendinde bulduğu kendine güven ve inançtı.

Başarının sırrı, kasamızda duran değil, kalbimizde ve kafamızda olanlardır. Başka yerde aramaya gerek yok.





Yaşam Tadında Hikayeler

Severek Beğenerek Okuduğunuz hikayelere Android uygulamımızı indirerek cep teleofnlarınızdan ve Tabletleriniz ile de Rahatlıkla Ulaşa Bileceksiniz,Yorum ve beğenilerinizi bekliyoruz...

12 Şubat 2017 Pazar

Köşkteki Cinayet


Sizler için Birbirinden Güzel ,düşündürücü  ve eğlendirici sorular hazırladık Haydi Başlayalım Öyleyse ,

Aşşağıda ki Videoyu izleyerek Katilin Kim Olduğunu Bula bilirmisiniz ? Yorumlarınızı bekliyoruz...

Değerli arkadaşlar Facebook sayfamız olan Akıl ve Zeka Oyunları Sayfamızdan Bizleri Takip edebilirsiniz .

Cevabı Alta link de verilecektir . Ama önce biraz kafa yoralım deyilmi ?










Yaşam Tadında Hikayeler

Severek Beğenerek Okuduğunuz hikayelere Android uygulamımızı indirerek cep teleofnlarınızdan ve Tabletleriniz ile de Rahatlıkla Ulaşa Bileceksiniz,Yorum ve beğenilerinizi bekliyoruz...

9 Şubat 2017 Perşembe

Annelik Oyunu


ibretlik hikayeler

Tüm Annelere Hitafen......

Anneliğin bir tür oyuna benzediğini düşünmüşümdür hep.
Günlük yaşamın akışına öyle bir kaptırırız ki kendimizi, oyunun bir parçası olduğumuzu
nuturuz her zaman. Şimdi sizlere kendi oyunumdan biraz söz edeyim.
Bu oyu­nun kuralları çok basit - on taşla başlayacaksınız ve oyunu oynarken
taşlarınızın sayısı kimi zaman çoğalacak, kimi zaman azalacak. Hazırsanız, haydi başlayalım...

Kare 1.

İlk çocuğunuzun doğumunu bekliyorsunuz. Gi­derek kalınlaşan belinize bakıp da,
"Bebeğim dünyaya gelir gel­mez, yine 36 bedene düşeceğim" dediyseniz,
Bu hüs­nükuruntunuz için 2 taş kaybettiniz.





Kare 2.

Aradan iki yıl geçmiştir ve ikinci çocuğunuz yol­dadır. Çocuklarınızın birbirlerini kıskanmalarını
önlemek için, ilk çocuğunuzu bu büyük olaya özenle hazırlamışsınızdır ve onunla "nitelikli" ve
hoş vakit geçirmekte, onun kendi oyuncak bebeğini beslemesine, yıkamasına ve kucağına
almasına özen göstermektesinizdir. Bebek dünyaya geldikten sonra,
ağabeyin keyfi yerindedir. Fakat yine bir taş kaybettiniz, çünkü kö­peğinizin
bebeğinizi kıskanacağını unutmuşsunuzdur.

Kare 3.

Birinci oğlunuz ertesi gün okulda meşe ağacı ola­cağını ve yarına kadar bir meşe ağacı
kostümü gerektiğini söyler. Eğer sabahın 3.00’üne kadar oturur ve onun için güzel bir
meşe ağacı kostümü hazırlarsanız, tüm anneler için böylesi bir örnek oluşturduğunuz
için yine 3 taş kaybettiniz. Diğer yandan, oğlunuzu kahverengi krepon kâğıdına sarıp,
başına ve kollarına yeşil krepon kağıdından yapraklar yapıştırdıysanız, beş taş ka­zandınız.
Çünkü böylelikle tüm annelere benzediniz.

Kare 4.

Çocuklarınızın sayısı üç olmuştur ve hepsi okula başlamıştır. "Anne" kavramının
"servis şoförü" ile eşanlamlı ol­duğunu anlamışsınızdır. Tipik bir günün anlamı sizin için,
en küçüğü müzik kursuna bıraktıktan sonra, iki ağabeyi futbol ant­renmanına götürmektir.
Daha sonra kızınızı müzik kursundan alır, oğlanları antrenmandan toplar ve eve dönersiniz.
Akşam yemeğinin alelacele yenmesi gerekir, çünkü birinin saat 7:00'de koroya yetişmesi
gerekmektedir. Artık yatma vakti gel­miştir ve o anda evinizde fazladan bir çocuk olduğunu
fark edersiniz. Ama sakın paniğe kapılmayın...
Bu daha önce de başınıza gelmiştir ve çok geçmeden telefon çalar ve
bir anne çocuğunun evde olmadığını söyler. Sabrınız için 5 taş ka­zandınız.





Kare 5.

Her gün öpe koklaya tek tek yataklarına yatırdığınız minik sevgiliniz birdenbire siz
deliymişsiniz gibi davranmaya başlarlar. Artık sizinle birlikte görünmekten utan­maktadırlar.
Tahmin ediyorsunuz değil mi? Artık çocuklarınız ergenlik dönemine girmişlerdir.
Bu garip yaratıklar artık ken­dilerini iki metrelik, kurşun işlemez yaratıklar gibi gör­mektedirler.
Eğer siz kendinizi kaybetmeden onlar bu dö­nemlerini aşarlarsa, yaptığınız bu kahramanlık
için 8 taş kazandınız. Ancak unutmayın, en büyük silah sizin elinizde, arabanın anahtarları!

Kare 6.

Üniversitede okuyan en büyük çocuğunuzun kirli çamaşırlarının kapının önünde yığıldığını
gördüğünüzde, sizi zi­yarete geldiğini anlarsınız. Eğer kirli çamaşırlarını alır, yı­kamaya
başlarsanız, hemen 3 taş kaybettiniz demektir, yazıklar olsun size!
Fakat eğer elinden tutup, çamaşır makinasının nasıl çalıştığını gösterirseniz o anda
5 taş kazandınız demektir. Bi­liyorsunuz ki, yaşamdaki en önemli şeylerden bazıları
üni­versitede öğrenilmez.





Kare 7.

Bir mucize gerçekleşir ve çocuklarınız birer ye­tişkin olur. Bir gün tesadüfen oğlunuzun
bebeğine, sizin ona çocukken anlattığınız masalları anlattığını işitirsiniz ve
ya­naklarınızdan yaşlar süzülmeye başlar. Sakın umutsuzluğa
ka­pılmayın - bu yaşlar annenin gözlerinden dökülen incilerdir.

* * * * *

Tebrikler. Oyunu bitirdiniz, şimdi de puanlarınızı toplayalım.

Oynadığınız oyunun adı "Annelik Oyunu" idi.

Eğer taşlarınızın hepsini kaybetmediyseniz,

kazandınız demektir





Yaşam Tadında Hikayeler

Severek Beğenerek Okuduğunuz hikayelere Android uygulamımızı indirerek cep teleofnlarınızdan ve Tabletleriniz ile de Rahatlıkla Ulaşa Bileceksiniz,Yorum ve beğenilerinizi bekliyoruz...

Hiakaye Kategorisi
Copyright © 2013 YAŞAM TADINDA HİKAYELER
GİZLİLİK BİLDİRİMİ
iLETİŞİM
Shared by Dost Mutfak Yemek Tarifleri Ortak KuruluşlarıdırPowered byBlogger